Yazar: Timoteos Web Destek

6 ~ 11 Yaş Çocuklar İçin Eğlenceli Müzik Eğitim Aktiviteleri

6 ~ 11 Yaş Çocuklar İçin Eğlenceli Müzik Eğitim Aktiviteleri

 Timoteos | Christina E. R.


Çocuklar bedenlerini ve zihinlerini müzikle ilişkilendirdiklerinde koordinasyonlarını, dengelerini, konsantrasyonlarını ve bilişsel yeteneklerini geliştirebilirler. İşte çocuklarınıza müzik öğrenirken eğlenmelerine yardımcı olacak bazı eğlenceli müzikal aktiviteler.

1. Paraşüt Oyunu

Küçük bir battaniye veya örtü kullanarak çocukların tüm köşelerden tutmasını sağlayınız. Küçük topları yukarı ve aşağı kaldırarak müziğin ritmini takip edin. Bu, çocuklara farklı şarkıların (nazik / yumuşak, yavaş, tempo, hızlı vb.) dinamiklerini hissetmelerini ve anlamalarını öğretmeye yardımcı olur.

2.Ritim Oyunu

Hızlı bir şarkı çalın ve şarkı durana kadar ve herkes donana kadar bir daire içinde koşun. Bir tef veya çıngırak da kullanılabilir. Bu, çocukların bedenlerini müzikle birlikte hareket ettirme, beyindeki motor mekanizmayı geliştirme ve kulağın tonal gelişimine yardımcı olur.

Link: Ritim Oyunu Videolu Örnek

3. Tempo Oyunu

Bir çocuk ilahisi veya şarkısı açın. Arka planda daha bas olan tempo seslerini fark edin. Davul, zil , bas gitar vb. Sesler. Bu sesleri takip ederek çocuk ile tam tersi yönde el çakışması yaparak ritimleri yakalamayı deneyin. Başarısız oldukça tekrar baştan yapın.

4. Bardaklarla Müzik Yapma Oyunu

İki bardağı enstrüman gibi kullanarak, belir bir şarkıyı takip edebilirsiniz veya kendiniz basit bir şarkı yazarak bardaklarınızla bu şarkıyı çalabilirsiniz, çalıyormuş gibi ritimleri, tempoları takip ederek ton kaçırmadan çocuklarınızla büyük enstrümanlar öncesi pratikler yapabilirsiniz.

Link : Bardaklarla Müzik Yap Videolu Örnek

ve unutmayın, bu oyunları oynarken mükemmel bir şekilde yapmaktan endişe etmeyin.
En önemli şey eğlenmektir! 🙂

Sosyal Medya Tembellik İlkesi Nedir?

Sosyal Medya Tembellik İlkesi Nedir?

 Timoteos | Caner Kaman


Yaşamımız boyunca bizi yoran ve bize kolaylık sağlayan bazı aletler, eylemler vardır.

Tembellik veya kolay yolu seçme ilkesi yapılan işin / eylemin ne kadar yorucu olup olmadığına bağlı olarak kendisini gösterir.

Örnek: Bir merdiveni çıkmak zordur ama inmek kolaydır. İniş yapacağınız zaman üşengeçlik duygusu hissetmezsiniz ama tekrar geri tırmanma duygusu başlangıç hareketini engelleyebilir. Bu yüzden mümkünse hızlı bir yolla istediğim yere geri gelebilmeliyim.

Hiç fark ettiniz mi? Sosyal mecralarının hepsinde ( marka fark etmeksizin) görseller, yazılar, görüntüler hep aşağı doğru ilerler. Aşağı ► Aşağı hareketini yaparak ilerlersiniz. Bu size merdiven inme hissini yaşatır ve kolay gelir.

Bu şirketlerin uzmanları tarafından incelenmiştir en uygun el hareketi olarak bu parmak ve bu hareket düşünülmüştür.

Kendinizde deneyebilirsiniz. Aşağı ve yukarı hareketi aynı gibi dursa da yukarı hareketi daha zordur.

Sosyal Medya Platformları Üç Çalışmaya Odaklanır;

  • Zaman tünellerinin her zaman aşağı doğru akması.
  • Mainpage veya Anasayfa düğmelerini bolca etrafa eklemek
  • Yapak zeka ile sürekli kişiye özel yenilemeler göstermek.

– Zaman tünellerinin aşağı doğru akması, inme hissini yaşatmak içindir.

– Anasayfa düğmelerini bolca eklemek giriş çıkışlarınızı eve hızlıca dönmenizi sağlamak içindir.

– Sürekli kişiye özel yenimeler göstermek kişinin sevdiği paylaşımlar ile sürekli uygulamaya bağlı kalmasını veya seçimlerini sözde daha kolay yapmasını sağlamak içindir.

Örnek / Deney : İki farklı kişi çok ünlü film izleme uygulaması olan NETFLİX’e girsin ve bir A filminin kapağını bulsun. Örnek bu iki kişi Yüzüklerin Efendisi Kralın Dönüşü filmini izlemek istesin ama kapak kısmında kalsın ve birinci kişi baktığında ata binen bir kral görebilir ama diğer kişi büyük bir hayvan veya krallık resmi görebilir yani uygulama kişiye özel kapakları hızlıca uyarlayarak içeri girmesini sağlar ve ona sevdiği şeyleri gösterir. Zamanımız değerlidir.

“Sosyal Medya Tembellik İlkesine kanmayarak zamanımızı değerli kullanalım.”

Pazar Okulunun Tarihi – Amerika

Kilisede Çocuk Hizmeti Tarihi – Parça 2

 Timoteos | Serkan Song

2. Amerika’daki Pazar Okulu

Amerika’da ilk kilise çocuk hizmeti 1785 yılında Güney Virginia’da başladı. O dönemde Amerika’da birkaç eğitim kurumu vardı. Ama bunlar asiller veya zenginler için kurulan eğitim kurumlarıydı. Dolayısı ile normal halk ve fakirler için eğitim fırsatı yoktu. Bu durumda Pazar okulu başladı.

Amerika’nın Pazar okulu İngiltere gibi kilise dışında 1785 yılında Virginia’da Willim Elliott adlı kişi tarafından başlatıldı. Elliott kendi çocuklarını ve çiftliğinde çalışan kölelerin çocuklarını eğitmek için her Pazar akşamı eğitim vermeye başladı. İşte bu, Amerika’daki Pazar okulunun başlangıcı oldu. Burada Kutsal Kitap ders kitabı olarak kullandı. Öğrenci ile öğretmen Kutsal Kitap’ı birlikte okuyup yorumladı ve ezberledi. Ondan sonra 1801 yılında Burton-Oak, Grove Methodist Kilisesi’nde toplanmaya başladı. Elliott Pazar okulunun ilk müdürü olarak seçildi. Daha sonra Amerika’nın her ilinde ve her kilisede Pazar okulu başladı.

Böylece 20. yüzyılda ilk aşamada ‘hafta içi kilise okulu’ ve ‘tatil kilise okulu’ (tatil gezileri) başladı. Bu program haftada 5 gün ve her gün 3 saat sürdü. İçeriğinde ibadet, Kutsal Kitap eğitimi, Kutsal Kitap ezberlemesi, kilise eğitimi, müzik, oyun ve tiyatro gibi çeşitli programlar vardı. Buna benzer Türkiye’de de ‘Yaz tatil gezileri’, ‘Aile kampları’, ‘Konferanslar’ gibi çeşitli programlar sunulmaktadır. Amerika’daki Pazar okulu hem kilisenin büyümesinde hem de Amerika Birleşik Devleti’nin gelişmesinde etkili oldu.

Pazar okulunun büyümesiyle ders kitabı da geliştirildi. 1823 yılından 1870 yılına kadar Kutsal Kitap öğretmek için herhangi bir ders kitabı yoktu. Kutsal Kitap’tan bir ayet seçilip öğretiliyor ve ezberletiliyordu. 1872 yılında Vincent adlı bir kişi birleşik ders kitabını yayımladı. Bu birleşik ders kitabı 6 yıl sürecek bir çalışmaydı. 6 yılda Kutsal Kitap’ın tümünü öğretmek üzere tasarlandı. Bundan sonra 1895 yılında basamak (sınıf) ders kitabı yayımlandı. Her yıl yaşa göre Kutsal Kitap’ı öğrenebilmek için tasarlandı. 1960 yılından sonra artık mezheplere göre uygun ders kitabı yayımlanmaya başlandı.

 Bir sonraki yazımız: 3. Türkiye’deki Pazar Okulu tarihi. Okumak için blog sayfamızı takip edebilirsiniz.

 timoteos.iletisim@gmail.com E-Posta grubumuza dahil olarak bir çok yenilikten haberdar olabilirsiniz. ( Bize ulaşın sizi ekleyelim )

Doğanın Sesleri

Doğanın Sesleri

Timoteos | Christina E. R.


Bir önceki yazımızda etrafımızdaki gürültünün zararlı etkilerinden bahsetmiştik. Ancak bizi önemli ölçüde olumlu etkileyen müziklerde vardır. “Doğanın Müziği”.

Suyun, ateşin, rüzgarın veya fırtınanın sesini dinlediğimizde bu bizi çevremizdeki yaratılışla buluşturur ve bir huzur, dinlenme, hatta güvenlik ve rahatlık hissi uyandırır.

Sosyalleşmek fiziksel ve ruhsal sağlığımız için genellikle iyidir, Başka seslerden, müziklerden yada bulunduğumuz ortamlarda sıkıldığımız zaman alternatif bir çare olarak kitap okumak veya önceden kaydedilmiş doğa seslerini açmak bizi rahatlatabilir ve başka bir yerde olduğumuzu düşündürebilir.

Çoğu Spa ( hamam) , bir dinlenme ve rahatlama hissi yaratmak için su seslerini kullanır. Geceleri bir ateş çıtırtısının sesini açmak, beynimizi sıcaklık, güvenlik ve rahatlık duygusuyla tetiklediğinden bizi uykuya hazırlamaya yardımcı olabilir. Gece seslerini… baykuşların ötmesi ve cırcır böceği cıvıltıları, zihnimizi ve bedenimizi gece dinlenmeye daha iyi hazırlayacak şekilde meşgul etmeye de yardımcı olabilir. İnsanlar özellikle sabah uyandığında kuşların şarkı söylercesine, ötmesinin enerji ve olumlu düşünceler verdiğini keşfetti.

Belki de aynı müziği defalarca dinlemekten bıktınız ya da etrafınızdaki sesler sizi yormuş olabilir. Tanrı tüm doğayı yarattı ve onu dinlemek için geri adım atmak, koşullarımızın ötesine geçmemize, sinir sistemimizi sakinleştirmemize ve çevremizdeki dünyanın güzelliğini takdir etmemize olanak tanır.

Romalılar 1: 19-20 :
Çünkü Tanrı’ya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir. Tanrı’nın görünmeyen nitelikleri sonsuz gücü ve Tanrılığı dünya yaratılalı beri O’nun yaptıklarıyla anlaşılmakta, açıkça görülmektedir.

Pazar Okulunun Tarihi – Avrupa

Kilisede Çocuk Hizmeti Tarihi – Parça 1

  Timoteos | Serkan Song

1. Avrupa’daki Pazar Okulu ( Kilise Çocuk Hizmeti)
Kilise’de Pazar okulu (kilise çocuk hizmeti) kavramı ilk olarak İngiltere’de başladı. Avrupa’da Orta Çağ ve reform arasındaki tarih, yani 15. ve 16. yüzyıllar arasındaki tarih Rönesans dönemiydi. Rönesans döneminden sonra 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa sanayi devrimi dönemi başladı. Sanayi devriminin etkisiyle kentleşme ve nüfus artışı gibi sorunlar ortaya çıkmaya başladı. Bu dönemde İngiltere’de Robert Raikes yetişkinlere müjdeyi duyurup eğitim vererek durumu değiştirmek istedi ama bunun çok zor olduğunu kavradı. Dolayısı ile çocuklarla ilgilenmeye başladı. 1780 yılında yoksul çocukları, yani 6 ve 14 yaş arasındaki çocukları Pazar günleri saat 10-12 arası ve 13:00-15:30 arası toplayıp onlara okuma, yazma, matematik ve Kutsal Kitap öğretmeye başladı.

İşte bu, Pazar okulunun, yani kilise çocuk hizmetinin başlangıcı oldu. O dönemde kiliseler bile bunun dünyasal bir yöntem oldu20 Kilisede Çocuk Hizmetini Anlamak ğunu söyleyerek karşı çıktılar fakat o çocukları toplamaya ve öğretmeye devam etti. 7 yıl sonra, yani 1787 yılında Pazar okulunun çocuk sayısı 250,000 kişiye ulaştı. 1811 yılında 400,000 kişi oldu. Daha sonra 1831 yılında Pazar okulu çocuk sayısı 1,250,000 kişiye ulaştı. Sanayi devrimiyle birlikte İngiltere’de başlayan Pazar okulu bütün Avrupa’ya yayılmaya başladı. 1834 yılında Almaya’da 9,000 Pazar okulu, 1851 yılında İsveç’te 7,000 Pazar okulu ve 1865 yılında Holanda’da 2,000 Pazar okulu açıldı. Pazar okulunun büyümesi kilisenin büyümesinde büyük etkisi oldu. Avrupa’daki kilisenin gerçek uyanışı Pazar okulu sayesinde başladı.

2. Amerika’daki Pazar Okulu Tarihi

3. Türkiye’deki Pazar Okulu Tarihi

 2. ve 3. yazılarımızı bir sonraki makalemizde okuyabilirsiniz.

Sessizlikte Seni Beklerken

Sessizlikte Seni Beklerken

Timoteos | Christina E. R.


Sessizliğin neredeyse imkansız olduğu aşırı uyarılmış bir dünyada yaşıyoruz. Trafiğin sesi, konuşan insanlar, hayvanlar ve hatta teknoloji sürekli bizi bombalıyor. Kaostan kaçmak için birçok insan, özellikle Ergenler ve gençler, müzik dinleyerek “bağlanarak” ve çevrelerindeki dünyadan kaçamaya çalışır. Bununla ilgili sorun tam olarak şu ki, etrafımızdaki dünyayla bağlantımız kopuyor ve adeta bir uyuşturucu gibi müzik aracılığıyla “kaçıyoruz”. Genç neslin çoğu, dünyanın seslerini duymaktan aciz kaldı.

Bağımlılığın basit bir tanımı, “bir şeyi tekrar tekrar yapmak, kullanmak veya zevk almak için güçlü bir eğilimdir. İnsanlar herhangi bir maddeye veya duruma bağımlı hale geldiğinde bu bir bağımlılık haline gelir. Kesinlikle müzik, stres ve kaygıyı azaltmaya yardımcı olmak için kullanılabilir. Ancak dikkatli olmazsak, sağlıksız bir başa çıkma mekanizması haline gelebilir. Müzik git gide günü ayakta geçirmek için kullandığımız koltuk değneği haline geliyor. Çoğu zaman onları kendi düşüncelerimizden ve hatta Tanrı’nın sesinden kaçınmak için kullanırız.

“Why then can one desire too much of a good thing?”

William Shakespeare

Bunun yerine, dinlenmenin veya rahatlamanın daha sağlıklı bir yolu sessizce oturmayı öğrenmektir. Aslında, İsa Mesihi takip eden bir kardeş rahatça anlayacaktır ki sessiz kalmayı öğrenmek Tanrı ile olan ilişkimizi daha da güçlendirecektir.

Mezmurlar 37 : 7 “Rabbin önünde sakin ol ve onu sabırla bekle”

Bağlantıyı sağlıklı bir şekilde sağlamak için zaman ayırdığımızda aslında kendimiz için özel bir etkinlik yapmış oluyoruz. Bizi yaratan ile bire bir vakit geçirmek tüm yaşantınıza olumlu yansıyacaktır.

 ama nasıl? Doğada bir yürüyüş veya sessiz bir oda, tok bir karın ve sadece Tanrı’ya aç bir yürek ile kendinize biraz zaman ayırın, tüm “sesleri” kapatın ve sessizce oturmayı öğrenin. Günde sadece birkaç dakika bile önemli bir etkiye sahip olabilir.

Esenlikler…

Müzik Duygularımızı Nasıl Etkiliyor?

Timoteos | Christina E. R.

Müzik seslerinin bizi nasıl etkilediğini gösteren bilim deneyini hiç duydunuz mu?


İki bitki aynı seviyede su ve güneş ışığı ile beslenir, ancak bitkilerden birisine fazladan müzik dinletilir. Bu deney yüz binlerce kez yapıldı ve her seferinde müziğin bitkilerin büyümesinde büyük ölçüde fark yarattığı kanıtlandı. Bitkiler için bu doğruysa, müzik İnsanları nasıl ve ne kadar etkiliyor?


Nasıl hissettiğimize bağlı olarak farklı müzik türleri dinleriz. Mutluysak; iyimser, eğlenceli veya çoşkulu sesler dinleriz. Üzgünsek; acımıza ve kalp ağrımıza uyan sesler dinleme eğilimindeyiz. Sözlere çok dikkat ederiz ve melodileri kullanarak duygularımızla bağlantılı kurarız. Bir bakıma çoğu zaman kendimizi bilerek, isteyerek etkileriz.

Peki duygularımızı daha iyi kontrol etmek için daha doğru sesler, müzikler dinleyeme ne dersiniz? Üzgün ​​olduğumuzda, üzüntümüze devam eden bir şeyi dinlemek yerine, bize huzur veya neşe verebilecek bir şey dinlemeliyiz. Tanrı’nın sevgisini anlatan ilahiler dinleyebilir ve acının ortasında bile şükretmeyi öğrenebiliriz. Aslında Kutsal Kitap bize “her düşünceyi tutsak almamızı” söyler.

► Daha sağlıklı yaşamamıza yardımcı olması için müziği nasıl kullanabiliriz?

“If you love and listen to the wrong kinds of music your inner life will wither and die.”

“Yanlış müzik türlerini seviyor ve dinliyorsanız iç hayatınız solacak ve ölecek.”

A.W. Tozer

Öfke veya depresyon anlarında sizi haklı hissettiren bir şey yerine, size Tanrı’nın iyiliğini hatırlatan bir şey dinleyerek “her düşünceyi tutsak edin”. Kesinlikle acımızı veya hayal kırıklığımızı kucaklamak ve hissetmek için zamana ihtiyacımız var. Her zaman iyi seçimler yapmamak sorun değil. Ancak, müzik söz konusu olduğunda hayatımızı nasıl daha iyi yaşayabileceğimizi bilmek bizim için de önemlidir. Tanrı’nın sizi ne kadar ileri götürdüğünü ve Mesih’e olan umudunuzu hatırlatan bir şarkı dinleyin. Müziğin duygularınızı ne kadar etkileyebileceğini kendiniz görün. Tıpkı deneydeki bitkiler gibi, siz de ya daha fazla büyüyüp gelişebilirsiniz ya da içsel yaşamınız solmaya ve ölmeye başlarken kendinizi yalnızca hayatta kalırken bulabilirsiniz.

2.Noel Yetenek Yarışması Tamamlandı

2021 Yılı 2.Noel Yetenek Yarışması iki aylık kayıt, data yükleme ve puanlama sürecinden sonra 20.12.2021 Saat 10:00’da dereceleri açıklayarak tamamlanıyor. Katılan herkese çok teşekkür ediyoruz. Timoteos ailesi olarak ödülleri dağıtmak için çok heyecanlıyız. Şimdiden herkese mutlu ve sağlıklı Noeller.

Translate »